+90 324 328 3433    +90 530 695 1111
Sosyal Medya Hesaplarımız

İHA – 02 Ocak 2013

12 Ocak 2018
924 kez görüntülendi
İHA – 02 Ocak 2013

02 Ocak 2013 Çarşamba 15:28

‘Hareketli Çocuk’ Deyip Geçmeyin

– Uzmanlar, anne-babaları ‘hareketli çocuk’ konusunda uyarıyor. Hareketli çocuklarda dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olabileceğini belirten Prof. Dr. Fevziye Toros, ‘hareketli çocuktur’ deyip geçmemek gerektiğini, zamanında ve uygun tedavi olmazsa bu çocukların ilerdeki yaşamlarında önemli sorunlara sahip olabilecekleri uyarısında bulundu.

Genel olarak toplumda yüzde 5-10 oranında görülen ve çocukluk çağının en önemli psikiyatrik sorunlarından biri olan dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu hem çocukları hem de ailelerini zorluyor. Okul, ev ve arkadaş çevresinde çocukların günlük yaşamını etkileyebilecek düzeyde dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik veya dürtü kontrolünde bozukluk olarak ortaya çıkan DEHB, uygun ve zamanında tedavi olunmazsa yetişkin yaşlarda önemli sorunlara yol açabiliyor. Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fevziye Toros, DEHB konusunda anne-babalara önemli uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Toros, İHA’ya yaptığı açıklamada, son yıllarda DEHB ile ilgili dünyada ve Türkiye’de artan bir farkındalık olduğunu söyledi. DEHB’in pek çok sebebi olduğunu ifade eden Toros, bunların başında genetik geçişin bulunduğunu kaydetti. Artık uzmanlara sorulan soruların başında ‘Amcası da, babası da böyleydi. Acaba genetik olarak bir geçiş olur mu?’ sorusunun geldiğine işaret eden Toros, “DEHB’de yaklaşık olarak yüzde 60- 70 olguda genetik geçişin olduğunu biliyoruz. Eğer ebeveynler kendi geçmişlerini ya da yakın akrabalarının çocukluk öykülerini düşünürlerse bunun daha çok farkına varabileceklerdir” dedi.

Tek nedenin genetik olmadığının altını çizen Toros, hastalığa neden olan diğer etkenleri doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası nedenler olarak şöyle sıraladı:

“Gebelik sırasında kullanılan sigara, alkol, uyuşturucu maddeler; gebelikte geçirilen enfeksiyon hastalıkları; gebelikte çocuktaki gelişim geriliğinin varlığı; down sendromu, frajil X sendromu gibi genetik hastalıklar, gebelik sırasında annelerin kullandığı ilaçlar; zor doğum, düşük doğum ağırlığı, doğum sonu uzamış sarılık, oksijen yetersizliği, erken doğum, ikiz, üçüz gebelik gibi çoğul gebelikler; beslenme yetersizliği ve özellikle okul öncesinde demir eksikliği anemisi; kafa travmaları; beyin tümörleri; ateşli/ateşsiz havale; kimyasal zehirler; yetersiz eğitim sistemi; yetersiz ebeveyn-çocuk iletişimi ve zihinsel gerilik.”

“TOPLUMDA YÜZDE 5-10 ORANINDA DEHB’Lİ VAR”

DEHB bulunan çocuğun dikkatini ayrıntılara veremediğini ya da okul ödevlerinde, işlerinde ya da diğer etkinliklerde dikkatsizce hatalar yaptığını anlatan Prof. Dr. Toros, “Üzerine aldığı görevlerde ya da oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır. Doğrudan kendisi ile konuşulduğunda dinlemiyormuş gibi görünür. Yönergeleri izlemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da işyerindeki görevleri tamamlayamaz. Üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker. Dikkati dış uyaranlarla kolaylıkla dağılır. Günlük etkinliklerinde çoğu zaman unutkandır. Bunlar dikkatsizlik semptomlarıdır. Hiperaktivite semptomlarında ise elleri, ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur. Sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda koşuşturup durur ya da tırmanır. Hareket halindedir ya da motor tarafından sürülüyormuş gibi davranır. Çok konuşur. Sorulan soru tamamlanmadan önce cevabını yapıştırır. Sırasını bekleme güçlüğü vardır. Başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer” diye konuştu.

DEHB’in toplumda yüzde 5-10 oranında görüldüğüne, 25-30 kişilik sınıflarda 1-2 DEHB’li çocuk ve ergen olabileceğine dikkat çeken Toros, genel olarak erkek çocuklarda 2-5 kat daha sık görüldüğünü, ancak dikkat eksikliğinin kız çocuklarında daha yaygın olduğunu bildirdi. DEHB tanısı olan her çocuk ve ergenin düz duvara tırmanacak, koltuklar üzerinde sürekli zıplayacak kadar hareketli olmak zorunda olmadıklarını da vurgulayan Prof. Dr. Toros, bazı çocuklarda zihinsel hiperaktivite de görülebileceğini kaydetti. DEHB’in önemsenmesi gerektiğinin altını çizerek anne-babaları uyaran Toros, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sonuç olarak ‘hareketli çocuktur’ deyip geçmemek gerekir. Çünkü zamanında ve uygun tedavi almaz ise ilerde hem sosyal, hem akademik hem de mesleki alanlarda önemli sorunlara sahip olunabilir ve tekrar geçen yıllara tedavi için dönmek mümkün olamaz.”

Haber: İHA