+90 324 328 3433    +90 530 695 1111
Sosyal Medya Hesaplarımız

MERSİN İMECE – 04 Eylül 2013

15 Ocak 2018
1 kez görüntülendi
MERSİN İMECE – 04 Eylül 2013

TOROS; ‘‘OKUL AÇILMADAN ÖNCE, OKUL REDDİNE DİKKAT!’’

BEDİR SOLMAZ’IN HABERİ 04 Eylül 2013 Çarşamba 16:35

Velilerin 2013-2014 eğitim sezonuna yoğunlaştığı şu günlerde okula yeni başlayacak olan çocuklar kendilerini farklı bir ortamın içinde bulacaklar.

Yetişkinlerin bile zaman zaman farklı ortamlara uymakta güçlük çektikleri düşünülürse, ailelerinden ayrılan çocukların vereceği tepkiler çeşitli sorunları da beraberinde getiriyor.

Konuyu irdelemek üzere İmece Kent Söyleşilerine Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD. Başkanı Prof. Dr. Fevziye Toros’u konuk ettik.

Prof. Dr. Toros’la okul korkusu, nedenleri, yan etkilerinin yanı sıra anne-babaların izlemeleri gereken yol üzerine konmuştuk.

Okul korkusu olan çocukların bir kısmında diğer kaygı bozuklukları, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, özel öğrenme güçlüklerinin de görülebileceğine dikkat çeken Fevziye Toros, anne-babalara gerektiğinde uzaman desteği almayı önerdi.

-Sayın Toros, her yıl okulların açılma döneminde ‘Okul Korkusu’ ile ilgili veliler ve öğrenciler sorunlar yaşamaktadır; tam olarak nedir bu okul korkusu?

Fevziye Toros: Okul reddi; okul fobisi, okuldan kaçma, okuldan kaçınma olarak da adlandırılan bir bozukluktur. Çocuklarda görülen ayrılık kaygısının bir alt grubudur diyebiliriz. Genellikle anne ve/veya babadan ayrılmaya karşı gösterilen aşırı korku ve kaygı olarak tanımlayabiliriz. Çocuklar ana-babadan ayrıyken kendilerine ya da ana-babalarına zarar geleceğinden korkarlar.

-Okul reddi çok sık görülen bir durum mudur?

F.T: Oranlar %2-13 arasında farklılık göstermektedir. Ancak genel olarak 20-30 kişilik sınıfta 2-3 çocukta okul reddi sorununun olduğunu söylemek doğru olacağı kanaatindeyim.

-Okul reddi hangi cinsiyette daha sık görülür?

F.T: Genel olarak kız ve erkeklerde eşit olarak görüldüğünü söyleyebiliriz. Ancak benim gördüğüm kadarı ile erkek çocuklarındaki okul reddi şiddeti biraz daha fazla ve tedavi daha uzun sürebiliyor.

-Okul reddi özellikleri nelerdir?

F.T: Okul reddi olan çocuklarda genellikle aile bağları çok yakındır ve çok korunularak büyütülmüş çocuklardır. Ayrılık sırasında ağlamalar, öfke kontrol güçlükleri, karın ağrısı, baş ağrısı, kusma, okulda dikkatini derse verememe, içedönük tutum, yeme bozuklukları, gece uykuda huzursuzluk, geç uyuma isteği, sık uyanma, ana-baba ile uyumak isteme görülebilir. Bu bulgular özellikle okul günlerinde ortaya çıkar.

-Okul reddine yol açan en önemli faktörler nelerdir?

F.T: 1.Çocuğun yapısı: Öncelikle her çocuğun bir yapısı vardır ve yapı olarak kaygıya yatkın bir birey olabilir. Bu yapıyı değiştirmek mümkün değildir ancak bu yapıyı daha çok desteklemek çocukta kaygıyı önemli oranda tetikleyebilir.

2.Çocuğun büyütülme sürecinde çok korunup kollanmaması önemlidir.

3.Çocuğun özgüvenli ve kendini rahat ifade edebilmesine fırsat vermek gerekir.

4.Çocukların yaptıkları her şeyde ana-babalarının onayına ihtiyaç duymamaları sağlanmalıdır.

5.Çocukların yeni streslerle baş edebilme yeteneğinin gelişmiş olması okul reddinin gelişmemesi için oldukça önemlidir.

6.Sosyal olarak çekingen çocuklarda okul reddi daha sık görülebilir. Çünkü kendilerini ana-baba dışındaki yeni ortamda daha yalnız hissederler.

7.Çocuğun daha önceki aile ortamı dışında yaşadığı olumsuz deneyimler de okul reddini tetikleyebilir.

8.Aile içindeki huzursuzluklar, boşanma ve ayrılıklar, ölüm, kardeş doğumu, göç ve bezeri unsurlar da okul reddini tetikleyebilir.

-Okul reddinde neler yapılmalı?

F.T: Çocuğun kaygısını yenmesi için çocuk kademeli olarak ana-babadan ayrı zaman geçirmeye teşvik edilmeli, başarılı olduğu ölçüde de ödüllendirilmelidir. Ancak çocuğun kaygısı çok fazla ise bu yöntem tek başına yeterli ve etkili olmayabilir. Bu durumda alan ile ilgilenen uzmanlardan destek gecikmeden alınmalıdır. Çünkü okul reddi olan çocukların bir kısmında birlikte diğer kaygı bozuklukları, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, özel öğrenme güçlükleri görülebilir. Bu durumda da sadece tutumlar üzerine gitmek yeterli olmayabilir ve ana-baba/öğretmen/doktor arasında etkin bir iletişim sağlanmasına ihtiyaç duyulur.

HABERİN LİNKİ: http://www.gazeteimece.com/guncel/toros-okul-acilmadan-once-okul-reddine-dikkat-h8447.html