ZEKA GERİLİKLERİ

ZEKA GERİLİĞİ

(MENTAL RETARDASYON) (MR)

 

Zeka geriliği; güncel kullanımlarda; zihinsel gelişme geriliği, zeka yetersizliği, zeka özrü, normal altı zeka, oligofreni, gelişimsel engellilik, gelişimsel gecikme olarak da adlandırılır.

Zeka geriliği, klinik muayene bulgularına göre ya da yapılan IQ (zeka testi) testine göre zeka düzeyinin 70 ya da altında olması olarak tanımlanabilir. Zeka geriliği sıklığı, çeşitli toplumlarda %2-3 olarak verilmektedir. Erkeklerde daha sıktır. Zeka geriliği olan çocuklar genellikle konuşmada gecikme yakınması ile getirilirler. MR olan bireylerin %10’unda ciddi düzeyde ek psikiyatrik bozukluk bulunur. Zeka düzeyi düştükçe birlikte bulunan organik bozukluk ve epilepsi riski artmaktadır.                  

Zeka düzeyleri

Hafif düzeyde MR

IQ düzeyi 50-55 ile yaklaşık 70 arası.

Orta derecede MR

IQ düzeyi 35-40 ile 50-55 arası

Ağır derecede MR

IQ düzeyi 20-25 ile 35-40 arası

İleri derecede ağır MR

IQ düzeyi 20-25’in altında

MR, şiddeti belirlenmemiş

IQ testleri ile düzey ölçülemez, ancak MR olduğuna dair güçlü kanıt var

 

Nedenler

MR’un pek çok nedeni bulunmaktadır. Doğum öncesi döneme ait (prenatal nedenler) %50-55’ini, Perinatal nedenler (doğum sürecine bağlı) %10-15’ini, Postnatal nedenler (doğum sonrası nedenler) %8-10’unu oluşturur.

Prenatal Nedenler

Genetik bozukluklar: Down sendromu, tuberoskleroz, frajil X sendromu, fenilketonüri, prader willi sendromu, Angelman sendromu, amimoasit metabozlizma bozuklukları,…-Annenin geçirdiği enfeksiyonlar: CMV, HIV, toksoplazma, HSV…
-Toksinler: Sigara, alkol, bağımlılık yapıcı diğer maddelerin kullanımı,…
-Plasental yetmezlik, gebelik toksemisi, annedeki metabolik bozukluklar (hipotroidi, şeker hastalığı…),…


Perinatal nedenler:

-Enfeksiyonlar (ensefalit, menenjit,…)
-Doğum sürecine bağlı asfiksi
-Hiperbilirubinemi
-Havaleler…

Postnatal nedenler:

-Enfeksiyonlar (ensefalit, menenjit)
-Toksinler (kurşun, civa,…)
-Psikososyal yoksunluk
-Sinir sistemi travmaları
-Sinir sistemi tümörleri
-Metabolik hastalıklar,…

IQ değeri 50-70 aralığında olanlar ‘eğitilebilir’, 50’nin altında olanlar ‘öğretilebilir’ kabul edilmektedir.

Eğitilebilir terimi, çocukların okuma, yazma, matematik gibi temel akademik becerileri öğrenebileceklerini açıklamaktadır. Zeka geriliklerinin %85’i bu gruptadır (hafif düzeyde MR). Genellikle okula başlamadan önce zihinsel yetersizlikleri anne-baba veya çevre tarafından fark edilmez. Genellikle motor gelişimleri normaldir, bir miktar konuşma gecikmesi görülebilir. Günlük hayattaki çoğu gereksinimlerini kendileri karşılarlar. Büyük kısmı ilköğretimi destekle tamamlar. Çoğunlukla erişkin hayatlarında kendi başlarına yaşayabilirler. Hafif düzeydeki MR olan olgular ilköğretim 6. sınıf düzeyinde akademik başarı elde edebilirler.

Öğretilebilir terimi, temel akademik becerilerde eğitilemezler ancak günlük yaşamın gerektirdiği sosyal uyum, pratik iletişim ve özbakım becerileri öğretilebilir. Zeka geriliklerinin %10’u orta düzeyde zeka geriliğidir. Anlama ve dil yetisi, kendine bakma işlevleri ve motor becerilerde gerilikler vardır. Orta düzeyde MR olan olguların bazıları ilkokul 1. sınıf düzeyine ulaşabilir, ancak eğitimleri genellikle günlük yaşam becerileri ve özbakımın sağlanması ile sınırlıdır.

Ağır, ileri derecede ağır ve zeka düzeyi belirlenemeyen olguların sürekli gözetim altında tutulmaları gerekir ve her türlü bakımları diğer kişiler tarafından saptanmalıdır. Bu gruptaki çocuklara çok erken yaşlarda tanı konulur, belirgin motor gerilikleri vardır ve konuşma yetilerini ya geç ya da çok az kazanırlar ya da kazanamazlar.

Mental retardasyonu olan çocukların eğitim ve öğretiminde birlikte bulunan sebepler de önemli yer almaktadır. Bazı bozukluklar kronik ve progresif (gittikçe kötüleşebilen) gidiş gösterir. Bu durumlarda da çocukların kazanabileceği becerilerde sınırlılıklar ortaya çıkar.

Gidiş
Mental retardasyon terimi damgalayıcı olsa da her zaman yaşam boyu sürmeyebilir. Çocuklardaki MR’nin şiddeti, birlikte başka bir organik bozukluğun olup olmaması, zamanında ve uygun özel/genel eğitimlerin sağlanabilmesi, ek psikiyatrik bozuklukların (otizm gibi) bulunup bulunmaması gibi faktörler gidişatta belirleyici olabilir.  Özellikle okul öncesi dönemde başlanan ve zihinsel yeteneklerin çeşitli alanlarını içeren eğitim, sorunları çözebilme, soyut düşünebilme, akademik olarak ilerleme sağlamada etkin olabilir.

Son 5 Dk.:1---- Toplam:27823

(IP korumalı sayaç tekil ziyaretçi)